"Gençlik, Eğitim ve Sosyal Medya Çalıştayı Sonuç Bildirisi"

GENÇLİK, EĞİTİM ve SOSYAL MEDYA ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Malatya Meşale Derneğinin ev sahipliğinde 3-4 Şubat 2018 tarihlerinde "Gençlik, Eğitim ve Sosyal Medya Çalıştayı" gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalıştayda aşağıda belirtilen hususlarda mutabık kalınmıştır.
Modern dünya sorgulamayan bir gençlik tipi ortaya çıkarmaktadır. Gençlere farklı yaklaşımlar zorunludur. Gençliğin dilini yakalayabilmeliyiz.
Modern çağda gençliğin ifsadı için bir güç ve silah olarak kullanılan bilgiyi, sorumlu bir Müslüman olarak vahyi bir özle ıslah edip arzın imarı, neslin ıslahı için bir nimete dönüştürmeliyiz.
Eğitim sistemimiz jakoben elitist anlayışından henüz kurtulamamıştır. Eğitimimizi yerli ve ahlaki değerlerle yeniden inşa etmeliyiz. 
Biz aile merkezli bir inanca sahibiz. Çalışmalarımıza hanımlarımızı ve çocuklarımızı dahil etmeliyiz. Çocuklarımızı sanat, edebiyat, spor, müzik ve kültürel faaliyetlere yöneltmeliyiz. Özellikle aileler olarak çocuklarımızı dinlemeli ve onlarla daha çok beraber olmalıyız.
Öğretmen öncüdür, risk alabilendir. Öğretmenlik sadece sınıf ortamında geçirilecek bir meslek değildir. Öğretmen formel eğitimle yetinmeden, dış dünyadaki gelişmelere uyum sağlayarak mesaisinde fedakarlık yapmalıdır. Eğitimci usta çırak ilişkisi içerisinde öğrencisine hamilik yapabilmeli, bilgiyi erdeme, sevgiye, ahlaka, kardeşliğe, paylaşmaya dönüştürmesinde rehberlik etmelidir. 
Öğretmen öğrencisinin rol modeli; geleceğin, insanın, toplumun mimarıdır.
Öğretmenler çok yönlü okumalar yapmalı ve bunu önemsemelidir. 
Öğretmenlerimiz muhafazakarlaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu anlamda muhafazakarlaşma devrimcinin ölümüdür. 
Yüklenilen misyon geçici mevki ve makamlarla değiştirilmemeli,talep eden değil talep edilen olunmalıdır. Önemli olan sözün ve değerlerin iktidar olmasıdır. Gelinilen yerlere Allah'ı razı edecek iyi niyetlerle, ihlasla, samimiyetle ve değerlerle gelinmelidir.
Farklı fikirlere açık olunmalıdır. Fikir pahalı bir iştir. Düşünce; dert ister, fedakarlık ister, yol almak ister. Dünyayı değiştirmek isteyenlerin sıra dışı olmaları gerekir. Modern çağa tanıklık eden insanımızda felsefe, fikriyat, anlayış ve donanım olmalıdır. 
İletişim ve teknoloji çağı iyi okunmalı, bu çağın hızı yakalanmalı ve buna göre öngörüler geliştirmeli, gençler de buna göre yetiştirilmelidir.
Gençlerin önlerini açılarak, onlara görev ve sorumluluk verilmelidir. 
Yaşanılan sorunları üreten akılların üstünde akıllar yetiştirilmelidir. 
Popüler kültür ve sosyal medya gerçeğini inkar etmeden, içeriğinin nasıl doldurulacağı hususunda kültürümüzden ve değerlerimizden hareketle sahih şeklini ortaya koyma çabası sergilemeliyiz. 
Teknoloji düşmanlığı ya da hayranlığı yerine, teknolojiyi doğru kullanmak için eleştirel medya okur-yazarlığı ve medya pedagojisi oluşturulmalıdır. 
Seküler düşünen insanlar pedagojiyi esas alarak teolojiyi dışladılar. Dini hassasiyeti olan insanlar da teolojiyi esas alarak pedagojiyi dışladılar. Oysa insanın gelişiminde dinin, ailenin ilmin, çevrenin vs. hepsinin etkisi ve katkısı vardır.
Din eğitimini insan eğitimiyle eşitlemeli ve din eğitimini sadece ilahiayçıların işi olarak görülmemelidir. 
Dini eğitimi de temel eğitim gibi zorunlu bir durumdur. Dini eğitim bireyin sosyolojik, psikolojik ve fizyolojik durumuna uygun olarak verilmelidir. Gençlerin ergenlik dönemi dalgalanmaları dinle ilgili yaklaşımlarına da sirayet etmektedir. Gençlerin bu dalgalanmalarına ve sorgulamalarına makul yaklaşımlar sergilenmelidir. 
Gençler; sohbet, arkadaşlık, bilgi edinme, oyun oynama istek ve ihtiyaçlarını sosyal medyadan karşılamaktadır. Birey, aile, kamu ve STK'lar birlikte hareket ederek ortak stratejiler geliştirmeli, erken eğitim vererek alternatif içerikler üretmelidir. 
Gençler hayatı sosyal medyadan ibaret sanmaktadır. Sosyal medyanın bilinçli bir şekilde kullanılmasında gençlere rehberlik yapılmalıdır. Ergenlerde zayıf olan kontrol mekanizması, çeşitli faaliyetler ve etkinliklerde sorumluluk verilerek güçlendirilmelidir.
Küresel güçler çeşitli yarışma programları ve pembe diziler gibi çeşitli projelerle gençliği ifsad etmekte, 'ben merkezli' bir gençlik oluşturmayı hedeflemektediR.

 Gençlerle birlikte, nitelikli vakit geçirerek "ben" algısı "biz"e dönüştürülmelidir.
İslam dünyası bizden çözüm beklemekte, çözüm üretecek tek ülkenin Türkiye olduğunu düşünmektedir. Ümmetin bizlere tevdi ettiği bu sorumluluk hakkıyla yerine getirilmelidir.
"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz…" Al-i İmrân Suresi 110. Ayet.

Paylaş: