'Geleceğin İnşasında Tecrübe Paylaşımı' Çalıştayı Yapıldı

AÖB Ortaöğretim Komisyonu ve Öğretmen Komisyonu tarafından düzenlenen "Geleceğin İnşasında Tecrübe Paylaşımı" temalı çalıştay 21-22 Ocak tarihlerinde Meşale Derneği’nin ev sahipliğinde Malatya’da yapıldı. Türkiye’nin birçok ilinden ortaöğretim ve öğretmen komisyonlarının il sorumlularının katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, seminer, forum, komisyon toplantıları ve hasbihaller yapıldı.

Çalıştaya, Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Zekeriya Şengöz, Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Meşale Derneği Başkanı Tamer Çalhan, Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim Komisyonu Başkanı Adem Er, Öğretmen Komisyonu Başkanı Saim Dursun, STK temsilcileri ve eğitimciler katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program Meşale Derneği Başkanı Tamer Çalhan’ın selamlama konuşması ile devam etti. Çalhan konuşmasında; “Bugünün dünyasında onura, erdeme, haysiyete sahip bir hayatı esas alan pratiği yakalamak için Müslümanlarda olması gereken salim bir akla, temiz bir yüreğe, çelik bir iradeye sahip olmak gerekir. Bu dönemlere çok ciddi fedakarlık ve tecrübelerle geldik. Ak bir geçmişimiz var,  irademiz var, niyetimiz var. Bu anlamda gerek beşeriyete gerekse ümmete söz söyleme noktasında hamd olsun bir birikime ve bir alt yapıya sahibiz. Bunun için seküler anlayış ve pratik yaklaşımların dünyayı talan ettiği, kaos ve terör oluşturduğu bir dönemde huzurun, barışın, emniyet ve asayişin adresi yeri biz olacağız, biz olmak zorundayız” dedi.

Çalıştayda Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, “Neslin İnşasında Sorumluluklarımız” konulu sunumunda “Büyük davalar seçkin insanların çaba ve fedakarlıklarıyla toplum içinde yer bulur. Düşünmek bizi kuşatmaya çalışan bedenimizin dışına dış dünyaya insanlara ve de geleceğe hazırlar. Fikrin aydınlığı pratikle buluşunca adalet merhamet ve özgürlük yeniden etrafı sarar. Fikrin gücü bizi yepyeni dünyalara taşır. Bir toplumda düşünce üretim ocaklarının aktif olması fikri gelişmişliğini sürekli canlı tutar. Düşünen, akleden bir kişiliğe sahip bir insan çevresine ve yaşadığı hayata dair çözümlemeler getirebilir. Kendinden öncekilerin bıraktığı ile yetinen insan kesinlikle değişim ve kalkınma hareketlerinin içinde öncülerden olamaz. Eskilerin meşhur bir sözü vardır; her mekanın bir hükmü, her zamanın ve koşulların ahkamı vardır. Kim bunu ihmal ederse elindeki fırsatları kaçırmış olur. Yeni Türkiye’nin inşası için günün sorumluluğu yüklendiğimiz işlerin hakkını vermek, ümmetin ayağa kalkması için gereken fedakarlığı ortaya koymaktır.  Artık yakınmalardan, kişisel beklentilerden sıyrılarak yeni Türkiye’nin İslam ümmetini konuşmak için daha fazla çabalamalıyız.

Bize, farklılıklarımızı zenginlik bilen, irfani derinliğe ve hikmete sahip, hakka götüren bir yol ve aydınlığa açılan bir kapı lazım. Ahlaki değerleri tanıtan, hayaya hayran gönüller ve insanlığı seven temiz yürekler yetiştiren teşkilat, milletimizin kadim değerlerine ve tarihine yaslanan nesiller inşa eden bir çalışma için buradayız. Türkiye'de yaşanan değişim dönüşüm ve devrimlerin, gençler tarafından en az anlaşıldığı ortadadır. Gençlerdeki bu algıyı kıracak en etkin çözüm eğitimdir. Eğitim ve kültür Fikriyattır.  Türkiye’nin en uzun soluklu dönüşüm projesidir. Buradaki duyarlılık Yeni Türkiye’yi var edecek dinamiktir. Siyasi ve fikri iktidarı kalıcı kılacak olan eğitimdir, düşüncedir, kültür ve gençlik çalışmalarıdır” dedi.

YİK Başkanı Zekeriya Şengöz ise “Eğitim ve Öğretmen Neyi Değiştirmeli” konulu sunumunda, “Malum olduğu üzere, içinde bulunduğumuz coğrafya, zor bir süreçten geçiyor. Bizler de bu zor sürece şahitlik ediyoruz. II. Mahmut’tan veya Tanzimat’tan bu tarafa sürekli değiştiriliyoruz, hem de eğitim yoluyla. Bir Batılı gibi yaşamaya zorlanıyoruz. Muhammed İkbal’in şöyle bir duası var: ‘Yarabbi, bu ümmeti, bu toplumu, bu coğrafyanın insanlarını, modern hayatı bize dayatanların şerrinden koru.’ Arkasından da ekliyor ve diyor ki: ‘Bizi öyle eğitiyorlar ki bir kartalı bir serçeye dönüştürüyorlar.’ Gerçekten de önümüzde dönüştürülmüş bir toplum var ve bizler de illa ki mahkûm edilmek isteniyoruz. Biz ise buna tam 30-40 yıldır direniyoruz, buna karşı mücadele veriyoruz, ‘Değişmeyeceğiz’ diyoruz.

Okullarımız Batı Hristiyan okullarının bir parçası durumuna geldi. Öğretmenlerimizin -sizleri tenzih ediyorum ama- çoğu Batı fikriyatından etkilenmiş bir zihin yapısına sahip. Eğitim ve öğretimde kullandığımız, rehberlik ve psikolojik danışmanlık dediğimiz yöntemlerle, yani Batı’dan devşirilme o kaynaklarla çocuklarımız yüz yüze bırakıldı. Bir nesil yok olmanın arifesinde. Bir nesil değiştirilerek tahrif edilmiş durumda. Biz buna tahammül edemeyiz, bunu görmezlikten gelemeyiz.

Önümüzde bir fırsat var. Değerli Başkanım Turgay Aldemir burada bahsetti. Müfredat askıya çıkarılmış, bizlerden de düşüncemiz alınmak isteniyor. Şimdi biz bu görevi, sadece seyrederek başkalarına bırakamayız. Biz üzerimize düşeni yapacağız. Bundan sonra değil bir nesil, belki yüzlerce nesil bu tür bir müfredatla sahih bir yolda yürüyüp gidecek. Gençlerimiz bu müfredatla yetişecekler. Bir zamanlar okul çıkışında her bir gence gidip, neredeyse ceketine yapışıp, ‘Gel kardeşim’ diye o gençlere sahip çıkmaya çalışıyorduk. Şu an önümüze, bir bütün olarak topluma sahip çıkma yolu açıldı. Herkesin bu seferberlikte öncülük etmesi lazım, herkesin eğitimde bir rol alması lazım” dedi.

Sunumların ardından Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim Komisyonu Başkanı Adem Er moderatörlüğünde forum yapıldı. Forumda;

Ders halkalarımız nasıl olmalı? Ders Halkaları ve pratiğimiz, Ders Halkalarının önemi, Mevcut ders halkası işleyişleri ve yerel değerlendirmeler, İletişim Becerileri (Öğrencilerle diyalog kurma, motivasyon) konuları irdelendi.

Adem Er hocamız “Bugün ortak akılla inşa etmeye çalıştığımız tecrübeleri, paylaşmak için buradayız. Günü kurtarma hesabı yapmayan, neslin ıslahı arzın imarı düsturunu kendine yoldaş edinmiş insanlar olarak Sözü ve davası olan bir anlayış içerisinde yolumuza devam etmekteyiz.  Geleceğimizin ve istikbalimizin en önemli teminatı olan gençlerimizi çağın ve zamanın şartlarına uygun yetiştirmek için onlarla birlikte geleceğe yol almalıyız” dedi.

Forumun ikinci bölümünde il temsilcileri söz alarak yereldeki çalışmaları ve örnek projeleri ve önerileri paylaştılar.

Çalıştayın akşam bölümünde Ortaöğretim Komisyonu Yönetiminden Ergül Akduman moderatörlüğünde “Okullarda teşkilat çalışmaları” konulu forum yapıldı. Forumda okullarda yürütülen öğrenci çalışmaları, öğrenci kulüpleri, AÖB öğrenci temsilcilikleri ve okullarda yürütülen projeler konuşuldu. Sistemli, verimli ve öncü öğrencilerin yetişmesi için öneri ve örnek uygulamalar paylaşıldı.

Çalıştayın ikinci gününde ise Öğretmen ve Ortaöğretim komisyonları illerden komisyon başkanları ile içe dönük toplantılarını gerçekleştirdiler. Teşkilatlanma, bölge toplantıları, raporlama, toplantı tutanakları, ders halkalarının envanterleri konuları ele alındı.

Çalıştayın sonunda her iki komisyonun daha koordineli çalışması ve okullardaki öğrenci çalışmalarında ki işbirliğinin arttırılması vurgulandı. Çalıştay okunan sonuç bildirisinin ardından sona erdi.

Geleceğin İnşasında Tecrübe Paylaşımı konulu çalıştayın sonuç bildirisi şöyledir:

Sonuç Bildirisi

Kadim medeniyetin varisleri olarak ortak akılla inşa etmeye çalıştığımız tecrübeleri paylaşmak, neslin ıslahı arzın imarı ilkesiyle eğitim çalışmaları yürüten insanlar olarak sözü ve davası olan bir anlayışla yolumuza devam etmek istiyoruz.

Geleceğimizin ve istikbalimizin teminatı olan gençlerimizi, çağın ve zamanın ruhuna uygun yetiştirmek için gençlerin ihtiyaçlarını dikkate alıp gençlerle iletişim kanallarımızı ve toplumsal diriliş mücadelesi için zihnimizdeki bilgi haritalarını güncellemeliyiz.

Her mekanın ve görevin bir hükmü, her zamanın ve koşulunda bir ahkamı vardır. Kim bunu ihmal ederse elindeki fırsatları kaçırmış olur.

15 Temmuz milletimizin kaynaştığı ve bütünleştiği, emperyalistlerin içimizdeki uygulayıcılarının hesaplarının tutmadığı ve bu topraklarda emperyalist güçlerin ezilmiş ekine dönüştüğü bir gündür. Artık yakınmalardan, kişisel beklentilerden sıyrılarak kadını ve erkeğiyle yeni Türkiye'nin inşası için gayret göstermeliyiz.

Ahlaki değerleri tanıtan, hayaya hayran gönüller ve insanlığı seven temiz yürekler yetiştiren, milletimizin kadim değerlerine ve tarihine yaslanan nesilleri inşa eden bir çalışma için varız.

Öğrenci bizim ideallerimizin ete kemiğe bürünmüş halidir. Yetiştirdiğimiz her genç, yarına attığımız tohumdur. Gençler bizim gelecek için vazgeçilmezimizdir.

Genç nesle bir mefkure gerekiyor, her yönüyle donanımlı, vizyon sahibi bir nesil için çabalarımızı arttırmalıyız.

Öğretmen, hayatı sadece kendisi için yaşamayı değil; hayatını öğrencilerini yetiştirmeye adamış fedakar kişidir.

Eğitimcilerin desteğiyle gençliği mayalamak için ciddi bir müktesebatımız var. Bu birikimle gençlerin güncel soru ve sorunlarına makul ve güncel cevaplar oluşturabilmeliyiz.

Gençlerin eliyle İslam'ın yeniden kütüphane raflarından hayatın içine taşınması gerçekleşmelidir.

Gençlerin yaşam şekillerini yıkıcı bir şekilde değiştirerek, şahsiyetlerini ortadan kaldırarak, beyinlerini androitleştirerek, yeni bir gelecek tasavvurundan, medeniyetten ve gelecekten bahsedemeyiz.  

Sanatta, kültürde, medyada, iletişimde, sporda, sanal ortamlarda şahsiyetini kaybetmeden yaptığı işe değer katan gençleri yetiştirmek için irade ortaya koyabilmeliyiz.

Yeni bir yüzyılın başında bulunan ve yaşadığı coğrafyaya ve dünyaya sözü olan bizlerin yanılgıya düşmeden gelecek için yeterli hazırlıkları yapmak gerekmektedir.

Bizler bu gün var olan geleneğimize sahip çıkıp yeni gelenekler oluşturmak için bir aradayız. Öğretmen ve ortaöğretim komisyonlarımız birlikte çalışmayı önemsemelidir.

Kişi nefsini ıslah etmeli, toplum için de mücadelesini sürdürmelidir.

İletişim kurduğumuz her öğrenciyi bir emanet bilip ilgiyi esirgemeden, insan fıtratı ile çatışmayan doğu ve batıdaki tüm birikimleri kullanmalıyız. Gençlerimizin parmak izi kadar eşsiz yaratıldıklarının bilincinde olarak her bir gence nitelikli vakitler ayırmalıyız.

Hayatın içindeki engelleri aşarak  haykıracak cesaretli gençlere ihtiyaç var. Gençlere aktif sorumluluklar vererek onlara yardımcı olmalıyız. Topluma öncü olacak yiğit genç insanlar yetiştirmeliyiz.

İlk ders halkası Dar’ül Erkam’ın evidir. Ders halkası hareketimizin en büyük kazanımıdır. Ders halkalarımız bilginin kazanılması için talim, davranış kazanılması için terbiye, kişilik kazanılması için de tezkiye yapılan yerlerdir.

Neslin Islahı arzın imarı için eğitimcileri yeniden davete ikna edip, davet çalışmasını öğretmenlerin desteğiyle okulların içerisine taşımalıyız.

Paylaş: