KAMUOYUNA

Küresel terör baronları Türkiye’de farklı kimlikleri çatıştırabilmek için bütün fay hatlarını denediler/deniyorlar, başaramadılar, asla başaramayacaklar!

Çok karmaşık, çok cepheli, bol örgütlü bir küresel saldırı ile karşı karşıyayız. Belki de bu kadar, tanımlanamaz, belirsiz ve kafa karıştırıcı bir saldırı, tarihin hiçbir döneminde olmamıştır. 
Yıllarca, ülkemizde faaliyet gösteren bu ve benzeri eğlence merkezlerine hiçbir saldırı olmadı. Teröristlerin hedefleri mekânlar değil, insandır, ülkedir, millettir. Bugün ne oldu da saldırı oldu, bunu anlamak için, içinden geçmekte olduğumuz tarihin bu kırılma noktasına iyi bakmak gerekiyor. 
Ortadoğu’yu sömürmek isteyenler artık bu tür olaylarda kimliklerini gizlemiyorlar. Bu olayda olduğu gibi, kullanılan malzeme, atılan bomba, menşei itibâriyle biliniyor. 
Bu katliam, sözün bittiği noktadır. 
Bu saldırının El Bab kuşatmasıyla bağı olduğu kadar Türkiye,Rusya ve İran'ın hayata geçirdiği ateşkes süreciyle de bağı vardır. Burada IŞİD maşadır, Batı’nın cinâyet şebekesidir. Emperyalistler FETÖ' yü, IŞİD’i, PKK’yı ve DHKP-C’yi kaos, katliam ve infaz için görevlendirmişlerdir. Durum ve şartlara göre, hangi şebekeye yakışıyorsa, eylemi o şebekeye üstlendiriyorlar. Hepsinin patronu aynı. Beşiktaş saldırısından Kayseri saldırısına, Rus elçinin öldürülmesinden Reina baskınına kadar bu dört saldırı da görünüşte birbiriyle bağlantılı değil. Beşiktaş ve Kayseri, PKK/PYD imzalıdır. Rus elçinin öldürülmesi FETÖ imzalıdır. Son Reina saldırısı ise IŞİD imzalı. Bunları birbirinden bağımsız düşünmek, gelecek olan saldırı ve eylemleri doğru okuyamamaktır. 
15 Temmuz'u başaramayanlar, bu plânlarından vazgeçmiş değiller. 
İşin asıl sahipleri ile hesaplaşmak gerekiyor. 
Hedef, birlik ve kardeşliğimizdir. 
Bölgesinde etkisiz bir Türkiye var etmektir.
Bu ve benzeri terör şebekeleri ile Türkiye’den yeni bir Suriye çıkarma arayışı ve çabası gün gibi ortada dururken, bizler, bu oyuna gelerek "yaşam tarzları" üzerinden bir savaş ortamına sürüklenmemizi durup izleyemeyiz!
Elbette toplum olarak bunlarla mücâdelemiz sürecektir. Fakat işin asıl sahibi olan ve bu kirli savaşta kendilerini gizleme ihtiyacı duymayan üst akılla hesaplaşmak zorundayız.

Bu şer güçlere karşı, bütün bir Anadolu olarak, farklı renklerimizle hep birlikte, istiklâl savaşımızı vermek zorundayız.
Bize düşen dipdiri bir bilinçle ve azami bir uyanıklıkla bu süreci atlatarak özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı korumaktır.

Bu vesile ile; hiçbir Müslüman aklın asla kabul etmeyeceği bu katliâmı yapanları, yaptıranları şiddetle tel'in ediyoruz!

Paylaş: