Derneğimiz Basın Açıklaması Düzenledi

DEĞERLİ KARDEŞLERİMİZ;

            Bütün insanlığı ve özelde Aziz Milletimizi, saygıyla selâmlarız!

            Bu açıklamanın amacı; derneğimizin faaliyet esaslarını kamuoyunun dikkatine sunmak, şeffaf ve herkese açık çalışmalarımız konusunda kamuoyunu bilgilendirmektir.

 

            Meşale Derneği Nedir?

            "Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim" diyen bir Peygamber'in takipçileri olarak her birimizin çeşitli görevleri ve sorumlulukları olduğu muhakkaktır. Bunları gerek birer ana-baba olarak, gerek sâhip olduğumuz meslek veya yürüttüğümüz işin gereği bir çalışan olarak, gerek kardeşlik ve arkadaşlık ilişkileri içinde bireysel biçimde, gerekse de bir araya gelip bir sivil toplum kuruluşu çatısı altında el birliğiyle ifa etmekteyiz. 

            Meşale Derneği, birlikte ve kardeşçe hareket etmenin gücü ve önemine inanan insanların çatısı altında toplandığı; temiz, suçtan uzak durulan, nesillerinin her türlü bağımlılıktan uzak olduğu, yardımlaşma ve dayanışmanın her kesime yayıldığı, okuyan, eğitimli, kültürlü, dürüst ve erdemli bir toplumun inşası için, kânunlar ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde ve milletimizin inanç değerleri doğrultusunda çalışan bir dernektir, bir sivil toplum kuruluşudur.

            Meşale Derneği olarak çalışmalarımızın merkezine insanı yerleştiririz. Ahlâklı, edepli, vatanına ve milletine faydalı, çalışkan, üretken, sorgulayan, araştıran ve insanlık açısından bir katma değeri olan insanlar yetiştirilmesi en büyük gayemizdir. Bu gaye, ülkemizi ve dünyamızı daha yaşanabilir, daha huzurlu, daha müreffeh kılmaya matuftur, açıktır, malumdur! 

            Cenneti ayaklarının altında gördüğümüz kadınlarımız, Yaratıcımızın bizlere emaneti olan çocuklarımız, enerjileri ve projeleriyle heyecan veren gençlerimiz, kamu çalışanları ve işçilerimiz, esnaflarımız ve maddî-manevi yardıma muhtaç tüm insanlar için, oluşturduğumuz çalışma grupları ve komisyonlarla, Meşale Derneği çatısı altında projeler üretmekte, problemlere çözümler aramakta, gece gündüz, yağmur kar demeden canla başla çalışmaktayız.

            Aile mefhumunun korunması, üyelerimizin bir araya geliş nedenlerinden bir diğeridir. Sağlıklı, sağlam, mutlu ve huzurlu aile ortamlarının mevcudiyeti, aynı zamanda milletimizin mevcudiyetiyle ilgilidir. Bu bakımdan aile kurumunun yükseltilmesi ve teşvik edilmesine yönelik bilinçlendirme çalışmaları yürütmekteyiz.

            Fakir fukaranın, mazlumun, ihtiyaç sahiplerinin, zenginin malında hakkı olduğuna inanıyoruz. Hasta olanın sağlıklı olanda hakkı olduğuna inanıyoruz. Bunun için de paylaşmayı, yardımı, infakı, sadakayı, çalışmalarında öne çıkaran; binlerce yerli ve Suriyeli muhacir kardeşimize aylık yardım yapan; hastane önlerinde hasta yakınlarına Ramazan'da iftar veren bir derneğiz.

            Bunlar ve daha sayamadığımız birçok faaliyetimizde, bir sivil toplum kuruluşu olarak, her zaman ve zeminde eleştiriye açık olduğumuzun bilinmesini isteriz. Açık, anlaşılır, mesnetli her eleştiriye kulak veririz. Ancak son zamanlarda, çalışmalarımız konusunda sınırlı sayıdaki asılsız ithamlarda bulunulmakta ve çalışmalarımızı millet nezdinde itibarsızlaştırmaya yönelik hilafı hakikat beyanlar ortaya atılmaktadır. 

            Bu mesnetsiz ithamların, yapmakta olduğumuz aile, gençlik ve yardım çalışmalarına milletimizin gösterdiği teveccühe sınırlı sayıda dahi olsa isteyerek yada istemeden zarar vermeye matuf olduğunu düşünüyoruz. Bu sınırlı sayıdaki haksız iddiaların  hangi mahfiller tarafından hangi saikle ortaya atıldığını Milletimiz iyi bilmekte ve Allah'ın izniyle, Derneğimizin yapmış olduğu pak ve temiz hizmetlere  olan güveni ve teveccühü her geçen gün artırmasına vesile olduğunu da görüyoruz.

            Biz; bu milletin içinden gelen bireylerin/kulların  oluşturduğu, şeffaflığı,  aleniliği, yasallığı çalışmalarının merkezine koyan, Alevi-Sünni,  başı açık-başı kapalı, din, dil ayrımı yapmayan,  yaratılana hizmeti Yaratan'a hizmet olarak bilen ve yaşayan bir STK'yız.

            Her kim ki, bulunduğu mekanda konumda aile dahil herhangi bir kurumda  adâletten, ahlâktan, ehliyetten, liyakatten, çalışkanlıktan, fedakârlıktan uzak duruyorsa veya kaçınıyorsa; parti, cemaat, mezhep, etnik köken, mikro milliyetçilik ayrımı yapıyorsa, bunun MEŞALE DERNEĞİ’NİN ilkeleri ile bağdaşmadığı açıktır. Bunu yapan, kim olursa olsun, Derneğimizle bir bağlantısı yoktur.

            Fakat, herkesin ehliyet ve liyakatine inandığı birilerine de; popülist söylemlerle, rant elde etmek, kendi çıkarlarını öncelemek amacı ile, dernek, cemaat, parti damgası vurmak, en hafif ifadesi ile vatanın, milletin, devletin menfaatlerini hiçe sayarak kendi çıkarlarını merkeze koymaktır.

            Vatanına en çok kim hizmet üretiyorsa, vatanperver odur;

            Malatya'ya en çok kim hizmet ediyorsa, Malatya'yı seven odur!

            Alevi bir insanımız yönetici olsa alevi vakıf ve derneklerini töhmet altında bırakmak nasıl bir zulümse, yine  ülkücü bir insanımız bir yere geldiğinde  milliyetçi kurumları töhmet altında bırakmak nasıl büyük bir zulümse bizim gibi düşünen ve yaşayan bir insanımız bir yere geldiğinde  dini dernek ve vakıfları da töhmet altında bırakmak aynı düzeyde zulümdür. Asıl olan ehliyet liyakat adalet çerçevesinde olmaktır. Ve  çalışılan kamu kurumlarında devlet hiyerarşisine ve kurallarına uygun hareket etmektir. Aleviside Sünniside Ülükcüsüde dindarda Türküde Kürtüde herkese eşit adil tarafsız davranıp vazifesini layıkı ile yapıyor devlet terbiyesine uygun hareket ediyorsa mesele yoktur. Çünkü Türkiye bir mozaik daha doğru tabirle renklerin iç içe girdiği bir  ebrudur. Türkiye vatandaşları ya Alevi ya Sünni ya milliyetçi ya dindar ya laik ya Türk ya Kürt’tür. Hiç kimse diğerini ötekileştirilmemeli diğeri de kendini öteki görmemelidir. Biz farklı renklerimizle birlikte Türkiye'yiz.

 

 

             Evet bugünlerde  tarihin büyük bir kırılma noktasından geçiyoruz; 

15 Temmuz'da canlarını ortaya koyan, sala sesi ile güç ve huzur bulan bu Millet, öz savunma yaparak Ülkemizi boğmak isteyen iç  ve  dış güçlerin bütün tuzaklarını boşa çıkarmıştır.

            Beyinlerini kiraya vermiş, yumuşak görünümlü kurşun askerler ve dini cemaat taklidi yapan terör örgütleri ile Anadolu’nun mayası ve omurgası olan dernek ve cemaatler aynı kefeye konulmamalı, büyük oyuna fırsat verilmemelidir. Varsa bir yanlış, ferdin hatasıdır, kulun hatasıdır. Hangi kurumda, nerede olursa olsun, bir yanlışı varsa; hangi partiden, hangi cemaatten, hangi mezhepten ve meşrepten olursa olsun, cezasını çekmelidir.

Ama saf ve samimi niyetlerle insanı ve ülkesi için çalışan cemaat ve sivil toplum kesimleri ayırt edilmelidir.

            Hiçbir cemaatin bankası, futbol takımı, kendilerinden olan yargı mensupları, polisi, vb.  asla olmamalıdır ve buna müsaade edilmemelidir. Bizler  için aslolan önce Allaha kulluk ve bu kullukla berber hukuk, adalet, ahlak, vatan millet ve devlettir. 

            Özgür, samimi, hasbi duruşumuzun gereği olarak; yanlış yapan kim olursa olsun, Devlet veya şahıslar fark etmez, biz her zaman bunların  karşısında olduk. Doğru yapan kim olursa olsun, ALEVİ-SÜNNİ, TÜRK- KÜRT, ARAP-ACEM, AK PARTİLİ, CHP’li, MHP’li, BBP’li SAADET partili onun da yanında olduk/olmaya da devam edeceğiz!

             28 Şubat'ta dün olduğu gibi, Halka ve onun değerlerine karşı olanların karşısında dimdik durduk/durmaya da devam edeceğiz!

            Politika ve siyasi partiler üstü duruşumuzu bozmadan faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.

Unutulmamalıdır ki biz 30 yılı aşkın  bir geçmişe sahibiz. Şehrin ve toplumun her kesimine dokunduk. Bu süre zarfında derneğimizin faaliyetlerine katılan, destek veren, biraz önce sıraladığımız değerlerle yaşamını sürdüren öğrenci, öğretmen, kamu çalışanı, işçi, esnaf, yazar-çizer, ev hanımı, genç yaşlı binlerce arkadaşımız, kardeşimiz vardır. Bu insanlar, sadece Malatya'da değil, Türkiye'nin ve dünyanın birçok bölgelerinde, çalışma hayatına atıldılar, güzel aileler kurdular, insanlık için yararlı işler yaptılar, yapıyorlar. Güzel insanlar yetişmesine bir nebze de olsa katkımız olduysa, ne mutlu bize!

            Vatanını milletini seven; yolsuzluk yapmayan, yetimin hakkını yemeyen ve koruyan, yarına dair gecesini gündüzüne katarak çalışan, liyakat ve ehliyetle iş yapan  insanlara sahip çıkacağız.

            Yanlış yapan ve insanlığa ve değerlerine karşı bir çaba içinde olan kim olursa olsun bunun da hesabını sormak sivil toplum olarak boynumuzun borcudur.

                                                                         KAMUOYUNA SAYGI İLE DUYURULUR!

Paylaş: