11. Anadolu Buluşmaları 1. Oturum: Darbeler ve Sonuçları

11. Anadolu Buluşmaları, 1. gün oturumu selamlama konuşmalarıyla başladı. 

Kürsüye ilk olarak Akadder Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Kılıçparlar geldi. Katılımcıları selamlayan Kılıçparlar 15 Temmuz darbesi ile ilgili kısa bir konuşma yaptı.

Kürsüye ikinci olarak Molla Hasan Burak geldi. Şu anda bütün dünyanın Müslümanlara saldırdığını dile getiren Burak, "bizim izzetimiz dine bağlılığımızdan gelir" şeklinde konuştu. 

Malatya'nın emekli hocalarından Namık Şahin ise selamlama konuşmasında Türkiye'nin on yılda bir darbelere maruz kaldığını, Müslümanların bu darbelerden çok önemli dersler çıkarması gerektiğini söyledi. 

Selamlam konuşmalarının ardından 1. gün oturumuna geçildi. "Darbeler ve Sonuçları" başlıklı oturumu Anadolu Platformu Teşkilatnam Başkanı Gazi Kılıçparlar yönetti. 

Oturuma kısa bir giriş yapan Kılıçparlar, 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle, sonradan Sempozyum konusuna "darbeler" başlığının da eklendiğini dile getirdi.

1. Oturumda ilk olarak Altan Özkanlı "Modern Dünyada Darbelerin Oynadığı Rol" başlıklı bir sunum yaptı. 

Özkanlı, ilk olarak darbe kavramının ne anlam ifade ettiğine kısaca değindikten sonra 15 Temmuz darbe girişiminin üç ayağına dikkat çekti: FETÖ, asker-ordu ve üst akıl. 

Altan Özkanlı, "15 Temmuz direnişi 27 Mayıs'ta olsaydı; bugün Türkiye'nin kayıp 50 yılı olmayacaktı" diye konuştu. Özkanlı, darbelerin Soğuk Savaş sonrasına gelmesine de vurgu yaptı. 

Özkanlı, küresel sermaye ve iktidarların, dünyayı yönetmek için başat unsur olarak darbeleri kullandığına dikkat çekti. 

Bu zamana kadar 495 darbe yapıldığını vurgulanayan Özkanlı, bunlardan 249 tanesinin darbe girişimi olarak nitelendirildiğini, 246 tanesinin ise başarıyla sonuçlandığını belritti.

Özkanlı, "Batı, küresel sermaye ve iktidarları darbe için kullanmaya devam edecek. Bu konuda çok acımasızlar" diyerek konuşmasını sonlandırdı. 

Özkanlı'nın ardından Anadolu Platformu Yönetim Kurulu üyesi, tarihçi Hüseyin Özhazar "Türkiye’de Darbelerin Tarihi ve Sonuçları" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Özhazar, konuşmasına dün şehit olan mesai arkadaşı Ramazan Sarıkaya'dan bahsederek başladı. Özhazar, Sarıkaya'nın entelektüel bir kişiliğe sahip olduğunu ve takoz gibi kitapları okuduğunu belirtti. Tarihçi Özhazar, Ramazan Sarıkaya'nın çok çalışkan ve fedakar bir insan olduğunu, resmi işlerden ise asla hoşlanmadığını dile getirdi ve kendisine Allah'tan rahmet diledi. 

Özhazar'ın konuşmasının satır başları şöyle:

-En az yüz yıllık bir muhasebe yapmadan, olaylara sağlıklı bir çözüm getirmeniz mümkün değil. 15 Temmuz açısından da durum böyledir.

-Bazı önemli tarihler, tarihin kırılma anları ve tarihin akışını değiştirme tarihleridir. 

-Tarihçiler, içinde yaşanılan olaylar nedeniyle 19. yüzyıl için "en uzun yüzyıl" derler.

-Geçmişi okumak, biraz da geleceği ön görmek demektir. 

-19. yüzyıl, İslam'ın tamamen tarihten silindiğinin konuşulduğu bir yüzyıldır. 

-Avrupalı devletler barbarca saldırılarla medeniyetleri yok etti.

-19. yüzyılda İslam'ı tarihten silmek, bir alternatif olmaktan çıkarmak için Batı'nın almış olduğu bir karar var.

-Batı, İslam dünyasına yönelik bir mühendislik çalışması, bir detay çalışması yaptı. İslam dünyasının nasıl sömürge haline getirileceğine dair ciddi detay çalışması yaptılar. 

-15 Temmuz direniş ruhu ile 1915 ruhu birbirine çok benziyor. 

-İngiltere ve Rusya ne zaman biraraya gelmişse Müslümanların başına mutlaka bir çorap örülmüştür.

-1920'li yıllar ve sonrasında alternatif söylem ve eylem gerçekleştirme potansiyeli olan tüm kadrolar birtakım sebeplerle tasfiye edilmiştir. 

-İnsanların genleri olduğu gibi coğrafyaların da genleri  vardır. Anadolu coğrafyayası diğer coğrafyalar gibi değildir. Anadolu coğrafyası üreten bir coğrafyadır, kıpır kıpır bir coğrayadır. 

-1945 İkinci Dünya Savaşı'ndan itibaren dünyanın yeniden şekillendiğini, yeni dünya düzeninin yeniden kurulduğunu görüyoruz. 

-NATO, UNESCO vb. küresel yapılar askeri, kültürel ve ekonomik anlamda bir amaca hizmet eder. 

-Darbelerin anası 1960 darbesidir. Bugünü anlama açısından 1960 darbesi nirengi noktasıdır. 

-1960 darbesinden sonra Türkiye yeniden dizayn edilmiştir. 

-1960 darbesi Türkiye'yi tam olarak kontrol etmek için yapılmıştır. 

-FETÖ darbesinin menşeini görme  açısından 1960 darbesi önemlidir. 

-Türkiye'de yapılan hiçbir darbe CIA ve GLADYO'dan bağımsız değildir. 

-İnsanlığın tamamına söz söyleyebilecek, insanları peşinden sürükleyecek kim var? İslam var. Niye peki? Çünkü dün söylemişti. Bün de söyler yarın da söyleyecektir. 

Özhazar'ın konuşmasını bitirmesinin ardından, oturum başkanı Gazi Kılıçparlar konuyu özetledi.

Kılıçparlar daha sonra 15 Temmuz darbe girişimi hakkında fikirlelerini beyan etmesi için mikrofonu Altan Özkanlı'ya bıraktı. Özkanlı konuyla ilgili olarak basından almış olduğu bazı notları katılımcılarla paylaştı. 

Özkanlı konuşmasında, "15-17 Aralık olaylarında ve 15 Temmuz girişiminde FETÖ'cülerin özel isteklerinin öne çıktığını düşünüyorum. FETÖ 40 yıllık emeğinin boşa gideceğini anlayınca, tasfiye edileceklerini anlayınca böyle bir işe kalkışmıştır."

Daha sonra mikrofonu alan Tarihçi Hüseyin Özhazar, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili katılımcılardan gelen soruları cevapladı. 

Paylaş: